Dünyadan — 05.01.2018

YEMEKLERİN HAFIZASI

Annenizin pilavı, çocukken hastayken pişirdiği tavuk suyu çorbası, mutsuzken kaşık kaşık yemek istediğiniz patates püreleri… Çocukluğunuzda yediğiniz yemeklerin tadını aramanız tesadüf değil

Bazı yemeklerin bir büyüsü varmış gibi gelir. Yer yemez çocukluğunuza, neşeli bir ana ışınlanmışsınız gibi hissedersiniz. Kimisi için köfte patates, kimisi için nohut pilav, kimisi için domatesli makarna. Size kendinizi iyi hissettiren yemeklerin verdiği his, bilimsel olarak kanıtlanmış bir mesele ve gerçek. Teselliyi çikolatalı pudingde arıyorsanız, haksız değilsiniz… 

Yemeklerle duygular arasındaki ilişki, 60’lı yıllardan beri biliniyor. 1966’da yayımlanan bir makalede, “Stres altındaki yetişkinler, çocukluklarının güvenli ruh haline dönmek istediklerinde tavuk çorbası gibi rahatlatıcı yemeklere dönerler” yazıyor. O yamuk yumuk kesilmiş bir kısmı çok, bir kısmı az kızarmış patates kızartmaları, annenizin yaptığına benzer bir tavuk suyu çorbası size, sevildiğiniz, şefkat gösterilen zamanları anımsatıyor.

Kendimizi iyi hissetmediğimiz zamanlarda yemek istediğimiz yemekler, o yemekleri ilk yediğimiz yer, bize ilk pişiren kişiye dair hislerimizle ilintili. İngilizcede bu tür yemeklere “Comfort food” deniyor. Rahatlatan, anne yemeği gibi hisler veren yemekler için kullanılıyor. Washington Post’ta 1977’de yayımlanan bir makalede geçiyor bu kalıp, sonrasında Oxford İngilizce Sözlük’e giriyor. Teselli yemekleri, iyi hissettiren yemekler olarak çevirebiliriz.

New York Eyalet Üniversitesi’ne bağlı Buffalo Üniversitesi’nde yemeklerle kurulan sosyal bağı ortaya çıkarmak için bir araştırma yapıldı. Araştırmacılardan Psikolog Shira Gabriel, “Bize kendimizi iyi hissettiren yemekleri düşündüğümüzde kalorili yemekler aklımıza geliyor, o yemekleri yediğimizde kendimizi iyi hissediyoruz. Ama bu hissin nereden geldiğini düşünmüyoruz. Aslında bu tür yemekler bize sosyal bir his çağrıştırıyor” diyor. 

Duygusal hafıza ve kokular arasında da bir bağ var. Yemeklerin kokuları, sizde bazı anılara yolculuk etmenizi sağlıyor. Kokuyla ilintili anıların ortak özelliği, sizi genellikle mutlu anlara döndürmeleri. 

Özellikle de kendimizi iyi hissetmediğimiz anlarda, sığınacak anılara ulaşmak için en kolay yol, sevdiğiniz yemekler ve onlarla bir tuttuğunuz insanlar. Teselli yemeklerinin gücü, zihninizdeki anılardan geliyor. Mutlu çocukluk anılarınız, en sevdiğiniz yemekte saklı. Ve ne kadar duygusal bir insansanız, yemek sizi o kadar mutlu ediyor. En sevdiğiniz film ve en sevdiğiniz kitaba sık sık geri dönmenizin sebebi de aynı. Bir tür ait olma hissinin geri gelmesi. 

Kadınlar tatlı erkekler baharatlı

Yemek ve duygular arasındaki bağı derinlemesine çözmeye çalışan pek çok araştırma var. Örneğin, 2011’de yemeklerle duygusal ilişkimiz üzerine bir araştırma daha yapılmış ve sonuçta reddedilme ve yalnız hissetme duygularından kaçmak için teselli yemeklerine sığındığımız ortaya çıkmış. Şekerli, tuzlu ve yağlı yiyeceklerin, beynin ödül mekanizmasını uyardığı biliniyor. Kendilerini mutlu eden yemekler sorulduğunda kadınlar daha tatlı, erkekler ise daha baharatlı yemekleri seçiyor. Yalnız ne yerseniz yiyin, etkisi üç dakika sürüyor. Bütün o mutluluk, üç dakikalık, ancak değer mi, değer…  

Sadece ruhunuzu değil, duygularınızı da doyurduğunuz yemekler var ve her biri, mutlu bir ana işaret ediyor. Belki de bu yüzden özlediğimiz domates kokusu, buharı tüten tereyağlı annemizinkine benzer bir patates püresi, yemyeşil salatalıklar, mandıradan alınmış peynirlerin peşinden koşuyoruz, kimbilir… 


Sinem Dönmez

Yazı yazmaya Cumhuriyet Hafta Sonu ve Pazar eklerinde başladı. Marie Claire Türkiye’de devam etti. Radikal, Birgün, Cumhuriyet Sokak, Glamour, Vogue, Diken, Posta Kitap’a yazılar yazdı. Yazmaya devam ediyor.

Size daha iyi hizmet sunabilmek için sitemizde çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamıza izin vermiş oluyorsunuz.