ARÇELİK KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ MÜŞTERİ AYDINLATMA METNİ

ARCELIK KISISEL VERILERIN KORUNMASI VE ISLENMESI MUSTERI AYDINLATMA METNI

Kisisel verileriniz; 6698 sayili Kisisel Verilerin Korunmasi Kanunu ("Kanun") uyarinca veri sorumlusu olarak Arcelik Pazarlama A.S. ve Arcelik A.S. ("Arcelik" veya "Sirket") tarafindan asagida aciklanan kapsamda islenebilecektir.

Kisisel verilerinizin islenme amaclari konusunda detayli bilgilere; http://www.arcelikas.com/sayfa/2165/kisisel-verilerin-korunmasi adresinden Arcelik Sirketler Grubu Kisisel Verilerin Korunmasi ve Islenmesi Politikasi'ndan ulasabilirsiniz.

Kisisel Verileriniz Hangi Amacla Islenmektedir?

Internet sitemizi ve mobil uygulamamizi kullanmaniz dolayisiyla elde edilen bilgileriniz; MUSTERI Ad- Soyad- Cep telefonu- email adresi, browser bilgisi,IP adresi, OS (mobil cihaz os bilgisi) ,device ID (mobil cihaz ID) bilgileri

. urun ve hizmetler ile satis sonrasi destek hizmetlerinin sunulmasi,

. musteri iliskileri sureclerinin yurutulmesi,

. talep ve sikayetlerinizin karsilanmasi,

. Sirketimiz tarafindan yurutulen ticari faaliyetlerin gerceklestirilmesi icin ilgili is birimlerimiz tarafindan gerekli calismalarin yapilmasi ve buna bagli is sureclerinin yurutulmesi, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kisisel veri isleme sartlari kapsaminda islenecektir.

Acik Rizanizin Varligi Halinde Kisisel Verileriniz Hangi Amacla Islenmektedir?

Toplanan kisisel verileriniz; urun ve hizmetlerin pazarlama sureclerinin planlanmasi ve icrasi, profilleme ve analiz faaliyetlerinin yurutulmesi, sunulan urun ve hizmetlerin begeni, kullanim aliskanliklariniz ve ihtiyaclariniza gore ozellestirerek sizlere onerilmesi ve tanitilmasi, kabulunuz kapsaminda paylasmis oldugunuz iletisim bilgilerinize reklam, promosyon, vb. ticari elektronik ileti gonderilmesi ve gonderim saglanmasi icin hizmet aldigimiz ucuncu kisilerle paylasilmasi amaclariyla acik rizaniz kapsaminda islenebilecektir.

Kisisel Verileriniz Kimlere Hangi Amaclarla Aktarilabilir?

Toplanan kisisel verileriniz; yukarida belirtilen amaclarin gerceklestirilmesi dogrultusunda, bayilerimize, is ortaklarimiza, tedarikcilerimize, kanunen yetkili kamu kurumlarina, gercek ve tuzel kisilere Kanun'un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kisisel veri isleme sartlari cercevesinde aktarilabilecektir.

Kisisel Verilerinizin Toplanma Yontemi ve Hukuki Sebebi Nedir?

Kisisel verileriniz Sirketimiz ile temas edeceginiz; elektronik ortamda internet sitesi, cagri merkezi, mobil uygulama ve fiziki ortamda bayi kanaliyla, sozlesmenin ifasi hukuki sebebine dayali olarak toplanacaktir. Acik riza vermeniz halinde ise urun ve hizmetlerimizin begeni ve kullanim aliskanliklariniza gore ozellestirilerek size sunulmasi hukuki sebebine dayali olarak Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kisisel veri isleme sartlari kapsaminda islenebilmektedir.

Ilgili Kisi Olarak Haklariniz Nelerdir?

Ilgili Kisi olarak Kanun'un 11. maddesi uyarinca asagidaki haklara sahip oldugunuzu bildiririz:

. Kisisel veri islenip islenmedigini ogrenme,

. Kisisel verileri islenmisse buna iliskin bilgi talep etme,

. Kisisel verilerin islenme amacini ve bunlarin amacina uygun kullanilip kullanilmadigini ogrenme,

. Yurt icinde veya yurt disinda kisisel verilerin aktarildigi ucuncu kisileri bilme,

. Kisisel verilerin eksik veya yanlis islenmis olmasi halinde bunlarin duzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapilan islemin kisisel verilerin aktarildigi ucuncu kisilere bildirilmesini isteme,

. Kanun ve ilgili diger kanun hukumlerine uygun olarak islenmis olmasina ragmen, islenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkmasi halinde kisisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapilan islemin kisisel verilerin aktarildigi ucuncu kisilere bildirilmesini isteme,

. Islenen verilerin munhasiran otomatik sistemler vasitasiyla analiz edilmesi suretiyle kisinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya cikmasina itiraz etme,

. Kisisel verilerin kanuna aykiri olarak islenmesi sebebiyle zarara ugramasi halinde zararin giderilmesini talep etme.

Yukarida siralanan haklariniza yonelik basvurularinizi, http://www.arcelikas.com/sayfa/2165/kisisel-verilerin-korunmasi den ulasabileceginiz Arcelik Ilgili Kisi Basvuru Formu'nu doldurarak Sirketimize iletebilirsiniz. Talebinizin niteligine gore en kisa surede ve en gec otuz gun icinde basvurulariniz ucretsiz olarak sonuclandirilacaktir; ancak islemin ayrica bir maliyet gerektirmesi halinde Kisisel Verileri Koruma Kurulu tarafindan belirlenecek tarifeye gore tarafinizdan ucret talep edilebilecektir.

Kapat X
Detay

Yemekle Terapi

Belirsizliğin getirdiği kaygı ve endişe dolu anlarda, stresli ve sıkıntılı zamanlarda yemekle ilişkimiz değişiyor. Daha farklı yiyoruz, daha çok yemek pişiriyoruz. Bugünlerde belki de hiç olmadığı kadar evimizde, mutfaktayız. Yemeğin sadece karnımızı değil, ruhumuzu da doyurduğu kesin. 

Önceleri “algıda seçicilik mi?” dedim. Yemekle ilgilenen insanları takip ettiğim için daha çok yemek ve restoran paylaşımlarının olması doğaldı. Sonra yavaş yavaş arkadaş gruplarından tarif soruları gelmeye başladı. O turşuyu nasıl yapıyorsun? Çocuklarla ne pişiriyorsun? Karnabaharla farklı ne yapabilirim? Fotoğraf yollayıp “bu ot hangisiydi?” diye soranlardan, şaşmayan bir kek tarifi isteyene kadar evinde kalan herkes anlaşılan mutfaktaydı. Son olarak meşakkatli yemeklerden uzak duran 65+ annemin ekşili köfte yaptığını duyunca, anladım ki birçoğumuz için “evde kal” eşittir “yemek pişir”.

Yemek böyle zamanlarda sadece karnımızı doyurmaya yaramıyor, bir nevi terapi görevi de görüyor. Yemesi, paylaşması bir yana, yapması da. Yemek yapmak yaratıcılık gerektiren bir aktivite. Basit bir makarna bile olsa eldeki malzemeyi değerlendirmeyi, problem çözmeyi ve sıfırdan bir şey yaratmayı içeriyor. Stres yüzünden donuklaşmış duyularımız yemek yaparken tamamen aktive oluyor; tat ve koku başta olmak üzere beş duyumuzu da aktif bir şekilde kullanıyoruz yemek yaparken. İşin bir de doyurma, paylaşma kısmı var. Sevdiklerine yemek yapmak, doyurmak ve yüzlerindeki gülümsemeleri görmek, yemek yapmayı böyle zamanlarda daha da anlamlı kılıyor. Biliyoruz ki, kaygı ve endişe ile baş etmenin en iyi yollarından biri şimdiye odaklanmak. Yemek yapmak, ellerimizle yaptığımız diğer işler gibi, elimizi oyalar, bizi endişelendiren konuları fazla düşünmekten alıkoyar. Ne yaptığının farkında olmayı, “an”da olmayı gerektirir. Yemek yapmak aynı zamanda bu dönemde ihtiyacımız olan rutini de sağlar. Ne zaman biteceği belirsiz bir durumla karşı karşıya iken günlük düzenimizi kurmamıza yardımcı olur.

Rahatlatan yemek

Ratatouille filmindeki restoran eleştirmeni, baş roldeki farenin yaptığı yemeği yerken kendini bir anda çocukluğunda bulur. Aslında gayet basit olan bu yemek onu o kadar mutlu eder ki, tüm önyargılarını unutur. Annesinin yaptıklarına benzer bir yemeği yemek, kibirli gurmenin içindeki küçük çocuğu ortaya çıkarmaya yetmiştir. Yemek yemenin karın doyurmadan öte bir olay olduğunu, tat ve koku alma duyularıyla beyin arasındaki kuvvetli ilişki açıklıyor. Yemek yerken hafızalarımızda yemeğin özellikleri kadar (hatta daha da çok) yaşattığı hisler ve bıraktığı anılar kodlanıyor. Tekrar aynı yemeği yediğimizde tat ve koku bizi olayın özüne götürüyor, anılarımızı yüzeye çıkarıyor. İşte bu sebeple yemek; bizi rahatlatan bir ana götürürken, resimlerden, anlatımlardan, şarkılardan daha etkili olabiliyor.

Kimisi için anneannesinin sigara böreği, kimisi içinse küçükken en sevdiği çileğin kokusu… İşin sihri, bu yemeklerin bizde uyandırdıkları olumlu hisler ve onlara bağlı anılarda yatıyor. Tüm dünyada kriz sırasında bu tür yemeklere rağbet artıyor. Kendimizi zorda hissettiğimizde bizi rahatlatan bu iç ısıtıcı yemekleri üzerimize örtebileceğimiz sıcacık bir yorgan gibi görüyoruz.

Atıştırma psikolojisi

Yemek yemenin stresle doğrudan ilgisi olduğunu biliyoruz. Belirsizlik, endişe ya da heyecan karşısında bir kutu çikolataya saldırmak herkes için tanıdık bir durum. Her gün kendini hissettiren, uzun süreli, kronik stres karşısında devreye giren hormon kortizol. Kortizolun başka işlevlerinin yanı sıra bir özelliği de iştah açması. Stresin uzun süreceğini anladığı anda vücudun verdiği reaksiyon, bol bol yiyip, enerji depolamak oluyor. Kortizol ve kilo alımı arasındaki ilişki onlarca araştırmaya konu olmuş. Özellikle tuzlu, tatlı, yağlı yiyecekleri seçmemizi de bu depolama ihtiyacına bağlıyor uzmanlar. Atıştırmalıklar aynı zamanda bizi oyaladıkları için stresli anlarda rahatlatıyor. Bu durumda dikkat edilecek konu, elbette atıştırdığımız yiyeceklerin ne oldukları. Bağışıklık sistemini özellikle kuvvetlendirmemiz gereken ve yeterince hareket edemediğimiz dönemlerde yağlı, tuzlu, şekerli atıştırmalıklar yerine taze meyve, sebze, doğal enerji deposu kuru meyve ve yemişleri sağlıklı atıştırmalıklar olarak düşünebiliriz. 

Tek başına yemek

Evde yemek bekleyen çocuklar ve başkaları varsa yemek yapmak mecburi. Peki ya tek başımıza yaşıyorsak? Ocağı yakmaya, yemek pişirmeye, sofrayı kurmaya değer mi diye düşünebiliriz. Tek başınayken günler farkında olmadan sadece atıştırarak, düzgün yemek yemeden geçebilir. Bu konu başlı başına bir yazı konusu ama sırası gelmişken, birkaç ipucu…

İşi kolaylaştıracak bir yöntem, önceden plan yapmak. Haftalık bir yemek planı yapmak normal zamanda da önemli ama özellikle dengeli beslenmenin şart olduğu bu dönemde daha da anlamlı. Bu plan aynı zamanda evdeki malzemeleri bozulmadan kullanmayı, gıda israfını engellemeyi de sağlar. Tek başınayken kimseyi umursamadan ne istiyorsak pişirmek mümkün. İster sade yaparsınız yemeği, ister basarsınız acıyı. Ancak tarifle yemek yapıyorsanız, tek porsiyonluk tarif bulmak zor. Çoğu tarif dört kişilik ve miktarları ayarlamak her zaman mümkün değil. Bu yüzden tek başınaysak günlerce üst üste aynı yemeği yeriz. Elbette bunda bir sorun yok ama bir noktadan sonra biraz sıkıcı olabilir. Kalan yemekleri farklı şekillere sokmak mümkün. Ayrıca, pişmiş yemeği, şayet malzemesini donmuş kullanmadıysanız, dondurucuya atıp uzun süre saklayabilirsiniz. İşin bir de alışveriş kısmı var. Koca bir lahanayı günlerce yeseniz tek başınıza bitmez. Alışverişinizi başkalarıyla paylaşabilirsiniz. Özellikle çabuk bozulabilen meyve ve sebze alışverişini bir hafta siz, bir hafta arkadaşınız yapabilir, aldıklarınızı aranızda bölüşebilirsiniz.

Sanal sofralar

Gelelim işin pişirdiklerimizi yeme kısmına. Belirsizliğin hakim olduğu stresli zamanlarda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey sevdiklerimizle bir arada olmak. Evde sofra kurarken, televizyon karşısında oturmak yerine masada yemek yemenin önemini vurguluyor uzmanlar. Herkesin kendi evinde olduğu bu zamanda, dünyanın dört bir yanında sanal sofralar kuruluyor. Geçenlerde bir arkadaşım, telefonu evdeki televizyona bağlayıp görüşemediği kardeşini sanal bir sofraya davet ettiğini anlattı. Sonra bir başkası da katılmış, ekrandan sanki hep birliktelermiş gibi kendi sofraları etrafında yemek yiyip sohbet etmişler. Sosyal medyada yemek ve tarif paylaşanlar da artıyor bu süreçte. Restoranını kapatmak zorunda kalan şefler ev halleriyle karşımıza çıkıyorlar. İtalya’da Massimo Bottura her akşam canlı yemek tarifi veriyor mesela, ailecek takipçilerini mutfağında ağırlıyor. Aynı yemeği yemiyoruz, fiziksel olarak aynı sofrada oturmuyoruz ama birlikteyiz. Bu dönem, sanırım sosyalleşmenin, sofra paylaşmanın yeni tanımlarını da beraberinde getiriyor. 

Çocuklar evde

Çocukların daha çok evde oldukları bu dönemde yapabilecekleri bir aktivite de mutfağa girmek. Başta yazdığım yemek yapmanın tüm artıları çocuklar için de geçerli. Yaratıcı düşünebilme, plan yapabilme, problem çözme, hepsi çocuklarda olmasını istediğimiz beceriler. Biliyoruz ki mutfağa giren, yemek yapan çocuklar hem gıda ile daha iyi bir ilişki kuruyorlar, hem de sağlıklı beslenmeye daha yatkın oluyorlar. Üstelik matematik, fen gibi konularla da doğrudan ilişkili yemek yapmak. Bir de tabii birlikte yemek yapmanın keyfi var. Onun yeri bambaşka. Çocuk açısından baktığımızda da, hepimizin içinde olduğu bu zor dönemde işe yaradıklarını, eve katkıda bulunduklarını, bizlere yardımcı olduklarını hissetmeleri çocuklar için de son derece değerli.

Yaşına göre farklı mutfak işleri verebilirsiniz çocuklara. Bu ilk başta bir tarifteki malzeme listesini okumak ve onları mutfakta bulmalarını istemek bile olabilir. Doğramak, kesmek, pişirmek için çok küçüklerse, salataya yardım edebilirler, sosu karıştırabilirler örneğin. Çocuklarla yapılabilecek keyifli projeler arasında bakliyat filizlendirmek, turşu kurmak, evde yoğurt yapmak gibi zaman isteyen aktiviteler de var. Hem uygulamalı fen dersi yapmış olursunuz, hem de sabretmeyi ve beklemeyi öğrenirler. Sonunda lezzetli ve sağlıklı yemeklerin ortaya çıkması da işin artısı. Hazır mutfakta birlikte zaman geçirirken çocuklara verilebilecek bir mesaj da gıda israfı etrafında. Malzemenin kabuğunu, sapını, yeşilini, çekirdeğini farklı şekillerde kıymetlendirerek, kaynakları doğru kullanarak, kalan yemeği değerlendirerek onlara örnek olmak mümkün. 

Size daha iyi hizmet sunabilmek için sitemizde çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamıza izin vermiş oluyorsunuz.