Detay — 16.04.2018

ÇİÇEKLERİN DÖNGÜSÜ: GÜL

Antakya’da baharı müjdeleyen Nisan gülünü tanıyor musunuz?

Antakya’da Nisan gülünün yeri başkadır. Baharı müjdeleyen kokusu, doğayı canlandıran rengarenk dokunuşu sofralarımızı da tatlandırır. Nisan gülü, Akdeniz ve özellikle Antakya yöresinde şurup, reçel ve likör yapımında kullanılır. Sık ve ince dikenli olup, doğa ile iç içe yabani olarak yetişir. Fakat, gerekli özveriyle bu nadide çiçeği bahçelerimize de taşımak mümkün. Sabah erken saatlerde toplanır ve yapraklarından ayrılır. Hemen bir gün içerisinde kullanılması gerekir.

Antakya’da halk arası deyişle Nisan gülü olarak adlandırılan bu gül türünü, “Rosaceae” gül ailesi altında, “Rosa rubiginosa” türünde sıralamak mümkün. Rosa rubiginosa’ya Şili ve Arjantin gibi Güney Amerika ülkelerinde de rastlanmakta. Özellikle And Dağları eteklerini süsleyen bu gül, farklı rakımlarda yetişebilme özelliği sayesinde sadece Nisanla sınırlı kalmayıp ilkbahar sonu, hatta yaz başına kadar bulunabilmekte; ve daha çok kozmetik ürün yapımında kullanılmaktadır.

Nisan gülü, açık pembemsi rengi ve narin kokusuyla nadide yetişen bir tür. Yeni Zelanda’da nesli tükenmekte olduğu için satışı belli bölgelerde yasaklanmış. Yapraklarından yapılan çay günlük C vitamini ihtiyacımızı karşılayabilecek nitelikte. Antioksidan ve astrenjan özelliklere de sahip olup cilde iyi gelmektedir.

Bu gülü diğer mevsimlerde de kullanabilmenizi sağlayacak tarifler bol. Bu tarifleri açık pembe renkte yine kokulu diğer gül türleriyle de denemek mümkün olabilir.

 

GÜL ŞURUBU

Gül yaprakları bez torbaya konur. Bir tencerede su kaynatılır. Güllerin olduğu torba kaynayan suyun içine yerleştirilir. Güller suya rengini verecek şekilde 20 dakika kadar kaynatılır. Daha sonra torba sudan kaldırılır. Gül yapraklarıyla renklenen suya, 1 ölçek su 1 ölçek şeker ayarı olacak şekilde şeker eklenir. Bu gül suyu-şeker karışımı şire kıvamını alıncaya kadar yaklaşık yarım saat daha kaynatılır.

Gül şurubu Güney illerimiz başta olmak üzere yaz aylarında sıkça tüketilen Haytalı’nın olmazsa olmaz malzemesi. Sütlü dondurmaların yanında ikram etmek ya da soğuk şerbet olarak da kullanmak mümkün gül şurubunu. Dışarıda tüketilen gül şurubunun kalitesini yoklarken, şurubun doğallığına, şeker oranına ve renklendirici gibi katkı maddelerinin kullanılmamış olmasına dikkat etmek gerek.

 

GÜL REÇELİ

100 gram gül yaprağı iki kaseye eşit şekilde bölüştürülür. Bir kasedeki yapraklar bir yemek kaşığı şeker konularak ovulur. Su ile toz şeker şerbet hazırlamak için karıştırılır. Gül şurubu tarifinde olduğu gibi bire bir ölçü kullanılır (1 su bardağı şeker, 1 su bardağı su). Şeker iyice eriyince, güller eklenir. 20 dakika kadar kaynatılıp koyulaşmaya başlayınca yarım limon suyu ilave edilir. Reçel ocaktan alınıp sıcakken kavanozlara doldurulur ve kavanoz ters çevrilir.

 

GÜL LİKÖRÜ

1 kg gül yaprağı ile 1 litre anasonsuz rakı karıştırılıp bir kavanozda 2 hafta bekletilir. Gülün aromasını muhafaza edebilmek adına karışıma baharat eklenmez. İki haftalık bekleme sürecinin ardından güller süzülerek karışımdan ayrılır. Bir tencerede 750 gr suda 750 gr şeker eritilir. Su-şeker karışımı soğuyunca 2 hafta bekletilmiş ve süzülmüş olan karışıma eklenir ve likör servise hazır olur. Likör bekledikçe zamanla daha da kıvam alır. Gül likörü, Antakya’da farklı mezheplere ait bayramlarda misafirlere ikram edilir. Kahveyle birlikte bir misafirperverlik simgesidir.

 


Sandra Kaya
Yazı yazmaya Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi yıllarında başladı. Daha sonra eğitimini tamamlamak üzere Londra’ya gitti. Şu an Barselona’da ekonomi alanında araştırma ve öğretim görevlisi. Aslen Antakyalı olan Sandra, araştırmasını tutkusu olan yemek ve restoranlar üzerine yapmakta. Yemek serüveni ve fotoğraflarını @sandraincuisine Instagram hesabından takip etmek mümkün.

Size daha iyi hizmet sunabilmek için sitemizde çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamıza izin vermiş oluyorsunuz.