ARÇELİK KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ MÜŞTERİ AYDINLATMA METNİ

Kapat X
Gıdaya Saygı

Neden Organik?

Organik beslenmenin sağlığa ve doğaya etkileri; organik gıda peşinde koşmak için nedenler.

İçinde bulunduğumuz ve sağlığın her şeyden önemli olduğunu bir kez daha hatırladığımız bu dönemde nasıl beslendiğimiz her zamankinden çok daha önemli hale geldi. Organik gıdaya olan ilgi şüphesiz giderek artıyor. Ancak artan ilgiye rağmen organik konusu birçok kişi için soru işaretli bir konu. “Gerçekten organik mi?”, “Nasıl güvenebilirim?”, “Neden bu kadar pahalı?” gibi sorular en çok karşılaştıklarımız.

Bu konuyu Ruhun Doysun “Malın İyisi” bölümünde detaylıca ve farklı yönlerinden işlemiştik. “İyi malzeme olmazsa iyi yemek olmaz” düşüncesiyle sürekli malzemenin, ürünün arkasını araştırıyoruz. Sadece insan sağlığı için değil, doğanın sağlıklı olması için de organik tarımın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.  Organik konusunu “Malın İyisi” bölümünden ve Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Aslan ile gerçekleştirdiğimiz röportajdan yola çıkarak yazıya döktük.

Organik tarım ne demek?

Tohumdan toprağa, tarladan tüketiciye olan sirkülasyonda; kullanılan malzemelerin insana, canlıya, toprağa zarar vermemesi, katkısız olması önemli. Organik tarım, ilaç, hormon ve gübrenin kullanılmadığı; çevreye ve tüm canlılara dost, emeğe dayalı bir tarım yöntemi. Organik tarım ile üretilen ürünler, doğal ve yöresel olarak tanımlanan ürünlerden farklı olarak, tohumdan tüketiciye ulaşıncaya kadar gerçekleşen tüm aşamalarda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yetkilendirdiği kontrol ve sertifikasyon kuruluşları tarafından denetleniyor.

Pestisitlerin insan sağlığına ve doğaya etkileri neler?

Pestisitlerin hem insan sağlığına hem de doğaya çok ciddi zararları olduğu artık çok daha iyi biliniyor. Kullanılan pestisit istenmeyen bir canlıyı ortadan kaldırmaya çalışırken, çevredeki yararlı canlıları da yok ediyor. Bu durum ekosisteme zarar veriyor, toprağı kirletiyor. Kirlenmiş topraklarda yetişen gıdalar, sağlıklı olmaktan çıkıyor; hatta zehirli hale geliyor.

Pestisit kalıntılarının hem kısa dönemli hem de uzun dönemli sonuçları olabiliyor. Pestisitler, tahriş edici reaksiyonlara sebep olduğu gibi kanser, üreme sistemi bozuklukları, hormonal bozukluklar, beyin ve sinir sisteminde hasar, bağışıklık sisteminde hasar, alerji, çocuklarda gelişim bozuklukları ve fizyolojik hastalıklara sebep olabiliyor.

Tarım ilacı olarak da anılan pestisitleri, Buğday Derneği ilaç değil, zehir olarak adlandırıyor. Leyle Aslan, ilaçların şifalandırdığını, pestisitlerin ise tamamen yok etmeye yönelik olduğunu söylüyor. Buğday Derneği’nin pestisitlerin olumsuz etkileri ve pestisitlere alternatif yöntemler hakkında üretici ve tüketicilerde farkındalık yaratmayı amaçlayan “Zehirsiz Sofralar” projesiyle Türkiye’de kullanılan 13 tane pestisitin kullanımını engelledi. Geriye kalan pestisitlerin yasaklanması için ise çabalar sürüyor.

Organik beslenme insan sağlığını nasıl etkiliyor?

Organik gıda topraktan sofraya her aşamada insan sağlığı için konvansiyonel tarımdan çok daha faydalı. Sadece soframızdaki gıdanın ötesinde pestisitlerin çiftçilere, su kaynaklarına ve toprağa olan etkisinin de göz önünde bulundurulması gerekiyor. Organik tarım, konvansiyonel tarımın toksik etkilerini üretmeden toplumu sağlıklı bir şekilde besleyebiliyor. Organik gıdalar, toksik kalıntılarından yoksun ve konvansiyonel yöntemlerle üretilmiş gıdalara göre çok daha besleyici. Birçok bilimsel çalışma içinde C vitamini, magnezyum, demir gibi birçok vitamin ve mineral ögesinin organik ürünlerde daha çok olduğu gösteriyor.

Organik tarımın doğaya etkisi ne?

Sağlıklı gıda yetiştirmek için işe sağlıklı toprakla başlamak gerekiyor. Toprağa uygulanan zararlı tarım ilaçları ve kimyasallar, toprağın kendi kedine yetemeyen, kendini iyileştiremeyen, verimsiz bir hale gelmesine sebep oluyor.  Organik tarım yalnızca sağlıklı toprak oluşmasına değil, aynı zamanda erozyon gibi ciddi toprak ve arazi sorunlarıyla mücadeleye yardımcı oluyor.

Konvansiyonel tarım, bugün küresel sera gazı salınımının en büyük kaynaklarından biri. Organik tarımın karbon açısından zengin ve sağlıklı toprak oluşturma etkisi, bu yöntemin iklim değişikliğini hafifleten özelliği. Organik tarım yapan çiftçiler, biyolojik çeşitliliğin hem insanları hem de gezegeni beslemeye yardımcı olduğu bilinciyle doğal yaşam alanlarına sahip çıkıyor ve koruyor.

Organik gıdaya nasıl ulaşırım?

Organik ürünler, her geçen gün sayıları artan ekolojik pazarlardan, süpermarketlerde özel raflardan, e-ticaret sitelerinden, organik ürünler satan dükkanlardan veya toplum destekli tarım modelleri ile doğrudan üreticiden bulunabiliyor. Buğday Derneği iş birliğinde kurulan %100 Ekolojik Pazarlar İstanbul’da Bakırköy, Şişli, Beylikdüzü, Zeytinburnu, İzmit, Kartal, Ataşehir; Kayseri Kocasinan ve Konya’da Meram’da kuruluyor. Ayrıca Ankara’da Çankaya ve Çayyolu, İzmir’de Bornova ve ETO Derneği ortaklığındaki Bostanlı organik pazarları, Eskişehir Tepebaşı, Bursa Nilüfer, İstanbul’da Ekolojik Üreticiler Derneği ortaklığında kurulan Zeytinburnu, Kadıköy ve Maltepe organik pazarlarından, doğrudan üreticinin elinden organik ürünlere ulaşılabiliyor.

Organik gıda neden pahalı?

Aslında pahalılık göreceli bir kavram. Zararlı gıdanın, insan bedenine etkileri ve beraberinde getirdiği sağlık masrafları çok daha pahalı. Uzun dönemde hem üretici hem de tüketici için pahalı olmamakla birlikte kısa dönemde organik ürünlerin kısa dönemde daha pahalı olmalarının birçok sebebi var. Öncelikle organik tarım emeğe dayalı bir tarım yöntemi. Yabani otlarla ve zararlılarla mücadele ilaçla değil daha fazla iş gücüyle mümkün. Organik tarımda toprak uzun dönemde sağlıklı hale gelse de konvansiyonel tarım kadar verimli olamıyor. Konvansiyonel tarımda sentetik girdiler ve iklimlendirme cihazları gibi teknoloji kullanımlarının organik tarımda olmaması çiftçilerin iklim krizinden çok daha fazla etkilenmesiyle sonuçlanıyor. Kontrol, sertifikasyon ve analiz bedelleri de organik gıdanın daha pahalı olmasına sebep oluyor. Zamanla talebin ve üretimin artmasıyla birlikte fiyatların da düşmesi bekleniyor.

Organik gıda üreten üreticiler iklim krizinin yarattığı sorunları nasıl yaşıyor?

İklim krizinden ve kuraklıktan en çok etkilenen küçük çiftçiler oluyor. Doğanın doğal akışına müdahale etmeden gerçekleşen organik tarım yönteminde iklim değişiklikleri, mevsimlerde kayma, mevsim normalleri dışında sıcaklıklar hasadın verimliliğini doğrudan etkiliyor. Leyla Aslan, 2020 yılında iklim krizinin etkilerinden olarak yaşanan kuraklığın çiftçiyi çok derinden etkilediğini söylüyor. Beklenen yağışların gerçekleşmemesi, verimin neredeyse yarı yarıya düşmesine sebep oluyor. Geçmiş yıllarda üreticinin karşılaşmadığı böceklenmeler baş gösteriyor ve üretici çare arayışına giriyor. Çare bulma niyeti, beklenmedik bir maliyet yaratıyor. Düşen verimle birlikte ürünlerin kalitesi de geçmiş yıllara göre düşüyor. Leyla Aslan ürün verimin ve kalitesinin, işçi maliyetlerinin artması ve bir de üstüne sertifikasyon maliyetleri derken iklim krizine bağlı olan kuraklık tezgahtaki ürünlerin fiyatlarına yansıdığını ve bu durumdan en çok çiftçinin ve tüketicinin zarar gördüğünü söylüyor.

Organik olup serada yetişen sebze ve meyveleri yemek sağlıklı mı?

Bugün kış aylarında organik pazarlara gittiğinizde domates, salatalık, kabak, patlıcan gibi yaz sebzelerini de bulmak mümkün. Kışın seralarda konvansiyonel üretimle üretilmiş ilaçlı ve zehirli yaz sebzelerini yemektense organik sera üretimleri çok daha iyi bir tercih. Ancak yine de mevsiminde meyve ve sebze tüketiyor olmak sağlığımız için çok daha faydalı.

Size daha iyi hizmet sunabilmek için sitemizde çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamıza izin vermiş oluyorsunuz.