Dünyadan — 23.04.2019

Bugünün Çocukları

Bu yazıyı 2 dakika 24 saniyede okuyabilirsiniz.

İklim değişikliğine dikkat çeken çocuklar bize ilham ve umut vermekle birlikte durumun ne kadar ciddi ve acil olduğunu da hatırlatıyorlar.

Okyanuslar ısınıyor, sular yükseliyor, mercan kayalıkları yok oluyor. Üst üste dört senedir dünyada rekor sıcaklık görülüyor. Mevsimler tam anlamıyla delirmiş durumda. Bugün dünyada iklim değişikliğini, ya da başka bir bakış açısıyla iklim krizini, hissetmeyen kaldı mı? Durum o kadar vahim ki, sanki aslında hepimizin sadece bunu konuşuyor olması gerekiyor.

16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg tam da bunu yapmakta. Şiddetle, kararlılıkla ve tüm dünyanın duyabileceği şekilde yüksek sesle iklim krizini konuşuyor. Yıllar önce okulda izlediği bir belgeselden sonra başka hiçbir şey düşünemeyen Greta, geçtiğimiz Ağustos ayında harekete geçmeye karar veriyor ve okula gitmeyip parlamento binasının önünde protesto etmeye başlıyor. Önceleri önünden geçenler anlam veremiyor, ufak tefek bir kız çocuğunun okula gitmeyip tek başına her gün saatlerce sokakta durmasını anlamıyorlar. Derken zamanla ona katılanlar oluyor. Greta yılmıyor ve sonunda medyanın, politikacıların, tüm dünyanın ilgisini çekmeyi başarıyor.

Biz onu geçtiğimiz Kasım ayında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’nde yaptığı konuşmasıyla tanıdık. Greta, bugünkü çocukların nasıl fark yarattıklarının en güçlü örneği. Umursuyor, dünyanın ve kendisinin geleceğine sahip çıkıyor, birçok insan gibi “bana ne” demiyor. Hiç çekinmeden politikacılara hesap soruyor. “Biz ödevimizi yaptık, siz yapmadınız” diyor. Sakin ama net bir şekilde böyle devam edersek dünyanın yok olacağını söylüyor. Acı gerçekleri pembeye boyamadan, sansürsüz, teker teker sayıyor. Bir konuşmasında “Umut dolu olmanızı istemiyorum. Benim hissettiğim korkuları sizin de hissetmenizi istiyorum. Bir kriz olduğunu kabul etmenizi istiyorum. Eviniz yanıyor gibi davranmanızı istiyorum. Çünkü yanıyor” diyor.

Greta aynı zamanda çözümün aslında ne denli basit olduğunu da hatırlatıyor. “Bir çocuk bile anlar. Sera gazı emisyonlarımızı azaltmamız gerek. Dünyanın ısınmasını engelleyebiliriz ya da engellemeyiz. Konu bu kadar siyah beyaz. Karbon ayak izin ne kadar büyükse o kadar buna mecbursun. Platformun ne kadar büyükse sorumluluğun da o kadar büyük” diyor.

Sadece büyükler değil, Greta’nın sesini dünyanın farklı ülkelerindeki çocuklar da duydu. 15 Şubat ve 15 Mart’ta şimdiye kadar gerçekleşmiş en büyük öğrenci protestoları gerçekleşti. Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın 100’den fazla ülkesinden yüzbinlerce çocuk katıldı protestolara. Ellerinde pankartlarla geleceklerini sorguladılar. Devletlerden, politikacılardan Paris Anlaşması’nda alınan kararlara uymalarını talep ettiler.

Geçtiğimiz hafta İngiltere’de gerçekleşen Extinction Rebellion’da bir paneldeydi Greta Thunberg. Moderatör ona yaptığı protestoların etkilerini sorduğunda her zamanki sakin ve net tavrıyla durumu anlattı. Normalde şimdiden ne kadar büyük fark yarattığını, dünyanın, medyanın ona kulak vermesiyle ne kadar mutlu olduğunu söylemesi beklenirdi belki de. Greta için ise sonuç önemliydi. Emisyonların hala yükselişte olduğunu, dolayısıyla henüz kaydedilecek bir fark yaratmadığını söyledi.

Durum son derece ciddi ve acil. Greta ve onun gibi iklim krizine dikkat çeken, bu konuda bir şeyler yapılmasını talep eden çocuklar bize kuşkusuz umut veriyorlar. Ama aynı zamanda derhal harekete geçmemiz gerektiğini, her birimizin kendi hayatlarımızda yaptığı değişimlerin ne kadar önemli olduğunu da hatırlatıyorlar.

Bugün anne babalar çocuklarının her istediğini yapıyorlar. Oyuncak, şeker, kısa vadede tatmin olsunlar diye isteklerine hemen cevap veriyoruz. Peki çocuklar gerçekten ne istiyorlar? Şimdi Greta ve dünyadaki yüzbinlerce çocuğa kulak vermenin, esas bu isteklerini yerine getirmenin zamanı.


Cemre Narin

İşletme ve klinik psikoloji geçmişi olan Cemre Narin, yaklaşık 10 senedir hem Türkiye’de hem yurtdışında farklı yayınların yemek editörlüğü yapıyor ve yemek yazılarını yazıyor. The World’s 50 Best Restaurants’ın bölge başkanı. İçindekiler adlı yemek kitabının yazarı. Uluslararası yemek konferansı YEDİ’nin kurucularından. Ruhun Doysun’un proje danışmanı ve editörü.