Uzman — 05.01.2018

RUHUNU DOYURAN ÇOCUKLAR

Çocukları gıda israfı konusunda duyarlı yetiştirmek için yapabileceğimiz çok şey var

Biz büyükler gıda israfının önemini biliyoruz ve olabildiğince önlemeye çalışıyoruz. Bilinçli tüketmek, ziyan etmemek ve kalan yemekleri değerlendirmek için çabalıyoruz. Peki ya çocuklar? Bu duyarlılığın gelecek nesillere geçmesi için hem doğru örnek oluşturmak hem de belki de özellikle üzerinde durmak gerekiyor. Bunu yaparken sadece öğüt vermek yerine bir de eğlenceli hale getirebilirsek, kuşkusuz daha da etkili olabiliriz.

Arkadan Ağlayan Pilav

Gıda israfını önlemek için yapabileceğimiz ilk iş tabakta yemek bırakmamak. Peki bunu çocuğumuza nasıl öğretiriz? Uzmanlar bir çocuğun bebeklikten itibaren ne kadar yediğine kendisinin karar vermesi gerektiğini söylüyorlar. Böylelikle çocuk kendi ihtiyaçlarını dinleyebilen, açlık ve tokluk sinyallerini okuyabilen bir birey olarak büyüyor. Biz onun yerine karar verirsek zamanla bu sinyalleri duyamaz hale geliyor. Dolayısıyla çocukların tabaklarında yemek bırakmamaları için öncelikle tabaklarını gereksiz doldurmamalıyız. Küçüklerse önce yiyebilecekleri kadar koyup, bitirdikten sonra ikinci servisi yapmalıyız. Büyüdükçe de kendi kendilerine servis etmelerini beklemeliyiz.

Elbette ne kadar aç olduğumuzu bazen biz bile yanlış tahmin edebiliyoruz. Doyan çocuğumuzun yemeğini zorla bitirmesini beklemek ya da “arkandan ağlar” gibi fantastik ifadeler sarf etmek yerine kalan yemekle ilgili sorumluluk taşımasını öğretmek en doğrusu. Bugün yemiyorsa, yarın yer… Bunu kolaylaştırmak için kalan yemeği bir kaba koyup, üzerine kendi ismini ve tüketmesi gereken en son tarihi yazmak, sorumluluğu kendi üzerine alması ve zaman dolmadan önce bir şeyler yapması için işe yarayabilir.

Ormanda hazine avı

Bugün ne yazık ki birçok çocuk patatesin patates kızartması şeklinde yetiştiğini sanıyor. Kabağın neye benzediğini ya da domatesin ketçap dışında ne işe yaradığını bilmiyor. Yediği pizzanın üzerindeki mantarın ormanda yetiştiğini görmemiş, sabah yediği yumurtanın nereden geldiğinden habersiz bir sürü çocuk var. Çocukları yemeğin üretim ve alışveriş kısmına dahil etmezsek doğrusunu bilmelerini elbette bekleyemeyiz.

Balkon bahçeciliği, şehirde yaşayan çocukların yediklerinin nasıl yetiştiğini öğrenmeleri için birlikte yapılabilecek keyifli bir aktivite. Saksıda yetişen otun, meyvenin, sebzenin yavaş yavaş büyüdüğüne tanık olsunlar. Onu yetiştirmek için uğraşsınlar. Bir başka eğlenceli ve eğitici aktivite de ormana gidip birlikte yenebilir otlar toplamak. Haritalar hazırlayıp, adına “ormanda hazine avı” bile diyebilirsiniz.

Yemek alışverişine gelince, en azından bir kısmını okul dışındaki saatlere bırakıp, her fırsatta pazara, manava, balıkçıya, kasaba, fırına çocuklarla birlikte gitmek gerek. Bu, yemeğin nereden geldiğini, nasıl üretildiğini, kimin ürettiğini bizzat görmelerini sağlamak için önemli. Pazardaki teyze “Bu hafta bizim oralarda hava fenaydı, çok zor topladık.” dediğinde bir demet otun arkasındaki emeği; balıkçı “uskumru Marmara’ya geri döndü” dediğinde bunun ne anlama geldiğini; fırıncının o ekmeği pişirmek için kaç derece fırınla çalıştığını  kendilerinden dinlerlerse elbette daha anlamlı olur.

Zamanla değerlendirmek  

Hepimizin mutfağında çürüyen muzlar, kek yaparken arda kalan yumurta kabukları, kilerde aylardır duran nohut, mercimek, fasulye vardır. Gıda israfını önlemenin bir yolu da bu malzemeleri doğru değerlendirmek.

İşe, çocuğunuzla birlikte kalan sebze ve meyvelerle turşu kurarak başlayabilirsiniz. Malzeme turşu haline geldikçe dokusunun, lezzetinin nasıl değiştiğini görsün. Her seferinde farklı baharatlar katsın, yeni “iksirler” denesin.

Bakliyatları filizlendirmek de eğlenceli ve lezzetli bir başka aktivite. Filizlenme tohumun canlanmaya başlaması, bitkiye dönüşmesinin ilk aşaması. İlkokulda yoğurt kabında pamukla yaptığımız mercimek, nohut projelerini hatırlarsınız.

Yemek atıklarını dönüştürmenin bir başka yolu da kompost yapmak. Kompost yaparak evdeki gıda israfını önlemiş, başka türlü çöpe gidecek yiyeceğin yüzde 30’unu kurtarmış oluyorsunuz. Muz kabuklarını, elma çöplerini, kalan yemekleri bu komposta katabilirsiniz.

Bunlar hem israf önleyici hem de çocuklarla birlikte yapılabilecek eğlenceli aktiviteler. Aynı zamanda hepsi bugünün hızlı çocuklarına biraz beklemeyi öğretmek için iyi birer araç.

İşi biraz geliştirdikçe (ve çocuklar büyüdükçe) birlikte evdeki yiyeceklerden doğal temizlik ve güzellik malzemeleri yapmayı deneyebilirsiniz. Hem değerlendirmiş hem kullandığı malzemeyi evde üretmiş hem de fena mı, bu arada matematik, kimya, biyoloji dersi almış olurlar.


Cemre Narin 
İşletme ve klinik psikoloji geçmişi olan Cemre Narin, yaklaşık 10 senedir hem Türkiye’de hem yurtdışında farklı yayınların yemek editörlüğü yapıyor ve yemek yazılarını yazıyor. The World’s 50 Best Restaurants’ın bölge başkanı. İçindekiler adlı yemek kitabının yazarı. Uluslararası yemek konferansı YEDİ’nin kurucularından. Ruhun Doysun’un proje danışmanı ve editörü.

Size daha iyi hizmet sunabilmek için sitemizde çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamıza izin vermiş oluyorsunuz.